Vaktiyle bir demircinin güzel bir karısı vardı. Halep valisi demircinin eşini görünce kendisine almak istedi ve demirciyi çağırttı.
-"Bre demirci, bir kantar borada(borada demir tozu demektir) bulup getirmelisin. Boradayı getirmezsen 24 saat sonra seni asacağım" der.
Demirci eve dönmüş ve başlamış ağlamaya. Ağlarken eşi sebebini sormuş, demirci başına geleni anlatmış. Kadın bir ah çekmiş:
-"Boradayı mıh eder allah!!!"
Yatmışlar. Sabahleyin kapı vurulmuş, demirci idam için çağrıldığını bilir gibi istemeye istemeye çıkmış. Kapının önünde beş on asker görmüş. Askerlerin başındaki acele acele demiş ki:
-"Bir kantar mıh yapacaksın; vali paşa öldü; tabut yapacağız."
Demirci evine girerek sazını eline almış ve sevine sevine okumaya başlamış:
Ecel deryasına düştü gemimiz!
Silinip çıkanlar nerede bilmem!
Felek kırdı kametimi kolumu,
Ya ben kime gidem imdada bilmem!
Gökte yıldız, birim ikim kavuşur,
Hasret olan hasretine kavuşur,
Dertliler oturmuş derdin danışır
Dertsizler ne gezer arada bilmem!
Kimsenin ahı da kimseye kalmaz,
Kimsenin çırası danaça(1) yanmaz,
Leyli derim de leylim uyanmaz,
Hicran mı kaldı yara da bilmem!
Nalçıoğlu derki bu hal, ne haldir,
Düştük bir ummana; çekilmez yoldur,
Bilmezsin işin sen bildir rtabbim;
Tabuta mıh oldu borada bilmem!
(1) Danaça: Sabaha kadar
-Hikaye Ali Rıza Yalman(Yalgın)'ın yazdığı, Sabahat Emir'in hazırladığı, Cenup'ta Türkmen Oymakları adlı kitaptan alınmış olup, yörükler arasında yaygın olarak kullanılan "Boradayı mıh eder allah atasözünün nerden çıktığını anlatmaktadır.